Duman
Uzun bir aradan sonra tekrar yazıyorum. Bunu bir izleme/öğrenme durgunluğu olarak adlandırabiliriz. Akşam arkadaşlar ile Duman konserine gidiyoruz. Geçen konser bütün yıl konuşacak kadar güzeldi, bu yıl da öyle olacağını düşünerek yeni albümünden parçalar da dinleyecek olmamız nedeni ile gidiyoruz bakalım. Konser öncesi tecrübelerimizin olması iyi olacak.
Aynı patronun çalışanlarıyız.
Uzun zamandır siyasi bir yazı yazmamıştım. Banu Avarla Sınırlar Arasında'yı izliyorum. Konuşan Sudan Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Gazi Salahaddin Atabani. Yaşadıklarımız, acılarımız birbirine bir sınır kadar yakın.
2005 yılından sonra Darfur'u dillerine doladılar amerikalılar. Her biri Darfur diyor, ama hala diğer yaşanan insanlık dışı olaylar var olmaya devam etmekteydi. Irak, Afganistan, ......... da savaşlar sürüyor insanlar ölüyordu. Birşeyler uluslararası yardım kuruluşlarına artık oraya gidebilirsiniz demişti. Birleşmiş milletlerin önce barış gücü sonra savaş gücü toprağa ayak basacak, Sudanda yaptıkları karışıklıkları yine barışı sağlamak için kendileri düzelteceklerdi.
Nesi var? Önce nesinin olmadığını sayalım. İnsanlarının karınlarını doyuracak üretim sistemi yok, böylece yardım! kuruluşlarına muhtaç durumdalar, suları yok, sudan karışıklıklarla birbirlerini öldürttürülüyorlar. Çok sistemli bir yapı.
Sudan Cumhurbaşkanı "Amerikalı ve Avrupalı temsilcilerle konuştuğumda onlara şunu söylüyorum. Yardım adı altında yaptıklarınız yardım değil. Arkasında başka amaçlar var. İnsanları kamplarda topluyorsunuz, çünkü buna muhtaç duruma getirildiler. Orada çalışmalarına gerek yok, sadece ellerini açmaları yeterli." İnsanların duygularını satın alıyorlar.
Yaşadıklarımız bir sınırla ayrıldı. Kamplarda toplanacak kadar yardıma muhtaç değiliz, iyiki bizim yardımlarımız kapımıza kadar getiriliyor. Ne kadar güzel, el açmamız gerekli değil. Satın alınıyoruz. Sudanıda satın alıyorlar. Biri uluslararası güçlerle bizimki ulusal. Ah o yaşlı insanlar. Ne kadarda kanıyorlar. Allah razı olsun o başkandan. Razı olsun onun da başkanından ve başkanından. Razı olunacak bir durumda razımı alacak ve tekrar onu başkalarına satacak.
Dönelim yeniden Sudana. Silahlı örgütler savaşıyor, bir kısım yardımların ülkeyi kalkındıracağını diğerleri bir çıkmaza sürükleyeceğini söylüyor. Hala bu dünyada parası olanlar yaşıyor. Muhtaçlar el açıyor. Ve garibi muhtaçlarda parası olanlar için yaşıyor.
Çin'in Sudan petrolünün %70'ni alıyor olması, su ve diğer işlerde ortak çalışmaları, bazılarını korkutmuş ki sevimli olunmaya çalışıyorlar.
Ne de olsa bir damla petrol, bir damla kandan daha değerli.
2005 yılından sonra Darfur'u dillerine doladılar amerikalılar. Her biri Darfur diyor, ama hala diğer yaşanan insanlık dışı olaylar var olmaya devam etmekteydi. Irak, Afganistan, ......... da savaşlar sürüyor insanlar ölüyordu. Birşeyler uluslararası yardım kuruluşlarına artık oraya gidebilirsiniz demişti. Birleşmiş milletlerin önce barış gücü sonra savaş gücü toprağa ayak basacak, Sudanda yaptıkları karışıklıkları yine barışı sağlamak için kendileri düzelteceklerdi.
Nesi var? Önce nesinin olmadığını sayalım. İnsanlarının karınlarını doyuracak üretim sistemi yok, böylece yardım! kuruluşlarına muhtaç durumdalar, suları yok, sudan karışıklıklarla birbirlerini öldürttürülüyorlar. Çok sistemli bir yapı.
Sudan Cumhurbaşkanı "Amerikalı ve Avrupalı temsilcilerle konuştuğumda onlara şunu söylüyorum. Yardım adı altında yaptıklarınız yardım değil. Arkasında başka amaçlar var. İnsanları kamplarda topluyorsunuz, çünkü buna muhtaç duruma getirildiler. Orada çalışmalarına gerek yok, sadece ellerini açmaları yeterli." İnsanların duygularını satın alıyorlar.
Yaşadıklarımız bir sınırla ayrıldı. Kamplarda toplanacak kadar yardıma muhtaç değiliz, iyiki bizim yardımlarımız kapımıza kadar getiriliyor. Ne kadar güzel, el açmamız gerekli değil. Satın alınıyoruz. Sudanıda satın alıyorlar. Biri uluslararası güçlerle bizimki ulusal. Ah o yaşlı insanlar. Ne kadarda kanıyorlar. Allah razı olsun o başkandan. Razı olsun onun da başkanından ve başkanından. Razı olunacak bir durumda razımı alacak ve tekrar onu başkalarına satacak.
Dönelim yeniden Sudana. Silahlı örgütler savaşıyor, bir kısım yardımların ülkeyi kalkındıracağını diğerleri bir çıkmaza sürükleyeceğini söylüyor. Hala bu dünyada parası olanlar yaşıyor. Muhtaçlar el açıyor. Ve garibi muhtaçlarda parası olanlar için yaşıyor.
Çin'in Sudan petrolünün %70'ni alıyor olması, su ve diğer işlerde ortak çalışmaları, bazılarını korkutmuş ki sevimli olunmaya çalışıyorlar.
Ne de olsa bir damla petrol, bir damla kandan daha değerli.
Yeni yapım, benim.
Bir düşünceyle yola çıktım. Yazarlık denemelerimi wordpress altında yayınlanan benimlerde topluyorum. 1benim, 10benim, 100benim, 1000benim ömürlük bloglarım. Her biri başındaki yazı kadar yaşayacak. Hepsi benim çünkü benden, hayatımdan parçalar orada olacak, yazacak.
1benim
1benim
8. Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldek VELİDEDEOĞLU Kurgusal Duruşma Yarışması 2008
12, 13 Nisan arasında 8. düzenlenen kurgusal duruşma yarışmasına bu yılda Türkiyeden hukuk fakülteleri katıldı. Birinci Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi oldu.Ben 13 Nisan da yapılan tura katılabildim. O gün ki heyette: Hakim Mehmet Umur Turhan, Prof dr. Şührü Yıldız, Doç Dr. Hakan Karan ve Avukat Ahmet Kurutluoğlu yarışmacıları terletti. Sponsorlar Ankara Barosu, Ankara Royal Hotel, Kamil Koç, Legal ve hukuk büroları idi. Hukuk bürolarının bütün isimlerini alamadım. Birkaçını yazıp diğerlerini yazmamak olmayacaktı. Ayrıca Ankara Hukuk Fakütltesi Dekanı Prof Dr. Metin Feyzioğlu ve Çankaya Belediye Başkanı Prof Dr. Muzaffer Eryılmaz kutlama çelengi göndermişlerdi. Trt kamerası da yarışmayı kayıt etti. Hangi programda yayınlanacağını sordum, ancak onlarda bilmiyorlarmış, ELSA (The European Law Students Association - Avrupa Genç Hukukcular Derneği/Türkiye) heyetine sorabilirsin dedi. Bende zahmet edip sormadım.
Yarışmanın sonunda öğrencilere plaket ve ödülleri verildi. Kameram yanımda yoktu, telefon ile çektim, çok kötü çekiyordu üstüne bir de şarzı bitince 6 dakikalık bir çekim yapabildim. Ama yinede paylaşıyım.
Spor ve gündelik siyaset yazarlarımız.
UzmanRaporu yazar kadrosu artarak gelişmektedir. Yeni konuların ve insanların yaşayacağı bu gelişme sonucunda sizlere ulaştığımız ölçüde daha yararlı olacağız. Başlığıkta da belli olacaktır yazar önerisi verdiğimiz ve düşünülmek üzede kabul eden iki arkadaşım yakın zamanda bizimle birlikte olup olamayacaklarını belirteceklerdir. Ben de size bu güzel haberlerle yeni yazılar ulaştırmalarına olanak sağlayacağım.